Bir Parça Ay Biraz Kuş

Her şey biraz iştah biraz açık hava...
KÜNYE

‘bahar kaygılı’ ve ‘istanbul’ hariç tüm söz beste ve düzenlemeler Çağıl Kaya’ya aittir.
‘bahar kaygılı’ söz: Boran Şentürk, Çağıl Kaya
‘istanbul’ söz ve beste: Duman, düzenleme: Tamer Temel
Kayıt: İtü Miam Stüdyosu, 21-22 Aralık 201
Kayıt mühendisi: Can Karadoğan
Miks & Mastering: Jordi Vidal (Laeitana Studio, Barcelona)
Müzisyenler:
Kürşad Deniz, piyano
Tamer Temel, saksafon
Serhan Erkol, saksafon
Kağan Yıldız, bas
Cem Aksel, davul
Amy Salsgiver, vibrafon

BİR PARÇA AY BİRAZ KUŞ

Yıl: 2014
Prodüksiyon: A. K. Müzik

1. iyi günler
2. ağır aksak
3. belli değil
4. biraz iştah biraz açıkhava
5. bahar kaygılı
6. tuhaf dilekler
7. düş sarmalı
8. istanbul
9. günler

AĞIR AKSAK

Yolu dışarı düştü bu gece
İnsan ayazda buldu kendine
Yarım yarım solurken kusursuz bir an

Arar aylak aylak dolanan düşüm
Bir oda bir salon evde
Gördü kendini açık pencerenin ayıplı camında

Ağır aksak bu yarım cümle kumda
Yalnız bir hece
Bir gün bir düz kadın dilsiz acele okudu mektubu

Tepe taklak
Oyun oynar çocuklar
gülüşleri suya karışan
Ağır aksak yarım cümle kumda yalnız bir hece

BELLİ DEĞİL

Akşamüstleri çabuk gelir
Saatler benden yana değil
Yanyana olsak çare mi
Aramızda bir şey büyür gider

Geceye uzak güneşe hasret
Hep eksik akşamüstleri
Benden yana değil saatler
Aramızda bir şey büyür gider

Senin mi benim mi, bugün mü yarın mı
Uzak mı yakın mı, belli değil

Eski bir gök kubbe altı
Elimde bir dünya yarısı
Bir yarım hep öbürüne susar
Aramızda bir şey büyür gider

Senin gibi  kuytu sokaklar
Gözüm görmez gölgelerini
Sıkıntısı geçmez zamanın
Orda bir şey büyür gider

Senin mi benim mi, Bugün mü yarın mı, zaman mı mekan mı,
Oyun mu bozan mı, giden mi kalan mı
Yarın mı tuzak mı, serin mi yasak mı,
Yarım mı tamam mı,  ağır mı değil mi
Çiçek mi hüzün mü, çukur mu kazan mı, yalan mı dolan mı
Düzen mi bozan mı, senin mi benim mi
belli değil

BİRAZ İŞTAH BİRAZ AÇIKHAVA

Çekip gidersem belki, ama yalnız kalırsam, olmaz
Sus olsam durulsam belki, ama yalnız kalırsam…

Geceler boyu düşündüm
Uyudum uyandım düşler gördüm uyanık
Ne tuttu beni bilmem bu hayatta

Kapalı gözüm,
nerde bilmem aynalardan kaçan bir dolu hırs büründüm
Saklar gizler dururum kaç zamandır

Haber de bekledim
Hep bu taşlar kuşlarla örülü bir duvar gibi
Nerde bir soluk gün varsa o gün –
Gözümde yaşlarla

Kalbim ağlar kapkara bir uyku yürüdüm geceler boyu
Bu dünya beni sarmalamadı bir türlü
Biz seninle dönüp duran bir bozuk oyuncak gibi yalnız kaldık
Hiçe sayılsın bu kocaman dünya artık

Kimseye anlatamam derdimi
Her şey biraz iştah biraz açık hava
Yerinde değil dünden kalanlarım kaybolmuş

Çıksam dünya çok yüksek gölgeli kalabalıklar içimde
Ne bekleyen  ne bi yere varan

Kum dağılmış sesime
bir şeyler eksik o yarı buralı yarı kayıp yüzde
Bu soğuk, aralı, sağır, ince yüzlü  şiir beni bekler

Kalbim ağlar kapkara bir uyku yürüdüm geceler boyu
Bu dünya beni sarmalamadı bir türlü
Biz seninle dönüp duran bir bozuk oyuncak gibi yalnız kaldık
Hiçe sayılsın bu kocaman dünya artık

BAHAR KAYGILI 

Bugün bahar kaygılı
Kışa dönüyor yüzünü dünya
Bir kelime seç
Seninki biterken
Ben başlarım hikayeme

Masmavi bir gök
Bulutlar toplanmakta
Bize kırılmış
Yer gök yeşilden sarıya doğru

Kozada tırtıl
Rüyasında bir bahar
Ömrü bir güncük
Ya bir kelebek ya  kayıp bir gün

Kedi rüyası
Bir parça ay biraz kuş
Çiçekler sana
Yaprağında çiğ, alnında güneş

Ay bile sustu
Bir bulutla örtünüp
Kuşları düşler
Oysa son kuşlar, havalandılar

Her şeyin uykuda olduğu bir akşam, yağmur sesi sokaklarda yankılanırken, bir bulutun arkasına saklanan ayın hikayesiymiş bu. Yalnız kalmış bir hikaye.
Baharın ne kadar kaygılı olduğunu söylemiş kışa. Yüzünü döndü bana ve sonra dedi ki, düşler yağmura dönmüş.

Pencereyi ört, masal sonu kaçmasın
Gece bitmeden,  uykusuzlar dalmasın
Her şey uykuda, düşler yağmura döner
Ay ne fısıldar, yalnız kalan bir kuşa

DÜŞ SARMALI

Muhtelif nedenden kendinden geçerken
Ay hiç yok
Sokaklar sabırsız boşluklu asfaltta
Yol hep yol

Yağmur ayaz yine de yollar kaygandı
Bir kuş uçmaz mı kalbine
Düş sarmalı oyuncağım kayboldu
Dünden gelen sancı niye

Eskimiş bendeki dünyanın örgüsü
İçim hep buz
Bekleyen sevgili geç kalmış sözleri
Yüzü bin yüz

Gölgede kalan bir şehrin ürpermesi
Sonu yoktu
Gözlerin önünden geçen sır perdesi
Zaman durdu

İSTANBUL

Bu şehir rakıyla yaşar
Bu şehir cigarayı çeker
Bu şehir gündüzü yaşar
Bu şehir her geceyi sever

Bu şehrin adamı söver
Bu şehir kadınını döver
Bu şehir kanımızı emer
Bu şehir için ölmeye değer

İstanbul elinden öper

 
GÜNLER

Günler geçti
Günler eski
Günler çizgili aceleci

Günler geçti
Günler suskun
Günler sakıncalı korkusuz

Günler, bir atın bacakları gibi
Bir görünüp bir kayboldular
Bir meyve ağacının yaşlılığı gibi
Yorgundular